Son yıllarda sıkça karşımıza çıkan “Aşırı Sağlaşma” kavramı, yalnızca bir ideolojik kayma değil, aynı zamanda küresel siyasal dengeleri etkileyen ciddi bir dönüşümün habercisi. Özellikle Almanya’da 2025 seçimleri bu dönüşümün somut bir yansıması oldu. Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisi, tarihî bir çıkış yaparak ikinci büyük parti konumuna yükseldi ve seçim sonuçları hem ülke içinde hem de uluslararası arenada geniş yankı uyandırdı. Bu gelişmeler, dünya genelinde liberalleşme dalgasının yerini otoriterleşmeye mi bıraktığı sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Trump’ın iktidara gelişiyle ivme kazanan bu tartışmalar, Avrupa'nın göbeğinde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Bu yazıda, Almanya’da son aylarda yaşanan ve göçmen kökenli işçilerin işten çıkarılmasıyla dikkat çeken gelişmeler ışığında, aşırı sağlaşmanın toplumsal ve siyasal etkilerini ele alacağım